
“Son zamanlarda hemen hemen her gün televizyonlarda, gazetelerde, dünyanın iç içe olduğunu gösteren haberler görüyoruz. Dünyada ne zaman bir şey olsa herkes etkileniyor. Bu etkiler pek olumlu değil. Dünyanın her tarafında bir terslik var. Bu terslikte küreselleşiyor. Yani bizim ne umurumuzda ki Amerika’da bir bankanın batması, bir yerde bir bombanın patlaması ya da İsviçre’de fizikçilerin bir deney yapması. Görüyoruz ki; bu olan olayların hepsi bir şekilde bütün insanlığı etkiliyor. İnsanlar, yarında başka şeyler olacak mı, paramın değeri düşecek mi, yiyecek alabilecek miyim, diye endişe etmeye başlıyorlar.
Aslında her şey birbiriyle ilişkili. Bu koşuldan şunu anlamamız gerekiyor, içinde bulunduğumuz koşulda aramızda olan ilişkideki bozuklukları nasıl düzelteceğimize dair çözümler bulmamız ve insanların arasında ki bağı doğru yönde kurması lazım. Tüm endişemiz bu olmalı esasında.
Her insanın özel düşünceleri, özel hayatı herkesi etkiliyor. Yani dünyanın bir yerinde bir bankanın batması her insanın korkması için olmuyor elbette, burada herkesin bir şekilde birbirimize nasıl bağlı olduğumuzu görmesi lazım. Buradan hala ne kadar kendimizi düzeltmemiz gerekiyor, bunu da anlamalıyız.
Allah sadece arzuyu yarattı ve insanın arzuları var. Bu dünyadaki arzularımız ıslahtan geçmek zorunda. Ancak o zaman hem manevi hem fiziksel sorunlardan kendimizi arındırabiliriz.“